
Hanımlar, Beyler Ortağın Parası Şirketindir.
Şu yazıda temel bir ayrımı netleştirmiştik: Şirketin parası, şirketindir. Bu ayrım yapılmadan sağlıklı bir finansal yapıdan, kurumsallıktan ya da büyümeden söz etmek mümkün değil. Şirket kasasının ortağın cebi gibi kullanılması, en baştan oyunu bozar. Bu yazı ise; şirketi kendinden, kendini şirketten korumak isteyen işverenler için.
“Ama benim şahsi param da var. O benim değil mi?”
Şirket borçlu olabilir, zarar ediyor olabilir, nakit sıkışıklığı yaşıyor olabilir. Ama ortak kendine baktığında şunu görür: Ev duruyor, araba duruyor, hesap duruyor. Ve içten içe rahatlar. İşte yanıltıcı olan da bu rahatlık. Türk Ticaret Kanunu, şirket ile ortağı ayrı tüzel varlıklar olarak tanımlar. Sermaye şirketlerinin en temel avantajı da buradan gelir. Şirketin borçları kural olarak şirkete aittir, ortağın şahsi malvarlığına doğrudan sirayet etmez.
Bu ayrım, mutlak ve sorgulanamaz bir zırh değildir.
Bu içerik üyelere özel. Giriş yapmalı veya kayıt olmalısınız.
Siz giriş yaparken biz burada bekliyoruz. Sonra sayfayı yenilemeniz yeterli.

