
Bu Program Çalışmıyor (mu?)
Bir yazılım düşünün. Yüzlerce şirkette, binlerce kullanıcıyla, onlarca geliştirici tarafından yıllardır aynı kod tabanında çalışıyor. Ve sen çıkıp diyorsun ki: “Çalışmıyor, bozuk bu.” Gerçekten mi? Yapılandırmamış olabilir misiniz? ERP sistemleri hatasız değildir, ama mantıksız da değildir. Sorun çoğu zaman kodda değil, kullanımda; sistemde değil, sistemsizliktedir. Ben Logo’yu iyi bilirim, severim, fena da kullanmam. Bir programı beğendiysem de “daha başka neler yapabilirim acaba” diye kurcalarım; merak işte. Her özel kodunu, her tanımlı alanını kullanırım. Yani yatırımımın hakkını vermesini sağlarım. Raporlama tarafı gayet iyidir. Yetmez, gider SQL’den kendime yeni raporlar, grafikler, pivotlar hazırlarım. Benim verimi Excel’e getirin dünyayı yöneteyim. Bu “çalışmıyor” meselesini defalarca yaşadım. “Veriyi giriyorum ama getiremiyorum, doğru veri gelmiyor.” Anlattığım gibi benim çalıştıramadığım pek modülü yok bu yazılımın. O zaman mesele şöyle mi? Ben onu seviyorum, o da beni mi? Bu ERP ile hislerimiz karşılıklı mı? O yüzden mi anlaşıyoruz biz? Siz de kendi yazılımınızı sevin o zaman. 🙂 Mesela emek yoğun bir sektörseniz ve yüksek personel sayılarıyla çalışıyorsanız bu entegrasyonlar hayat kurtarır. Ama yanlış veri girişi, eksik parametreler, tanımlı alanlardaki boşluklarla program istediğinizi veremez, yani “çalışmaz”. Size bir örnek; ben sicil kartlarına alan tanımlayıp, personelin periyodik olarak takip edilmesi gereken evraklarının bile yazılım üzerinden takip edilmesini sağlamıştım. Artık tek raporla hangi personelin hangi eksiği giderilecek, görülüyor. Bu yazıdaki eleştiri sadece yetkinliğini geliştirmeyi denemeyen kullanıcılara değil, onları doğru yönlendirmeyenlere de. “İzin modülü zaten sağlıklı çalışmıyor” diyen çözüm ortağına da rastladım. “Maaş bağlantı kodlarınız çok iyi, kendime örnek alabilir miyim?” diyene de. Ama şekerim, sizin müşterinize yardımcı olmanız gerekmiyor muydu? Sorun sadece kullanıcılar değil, programı iyi bilmeyen çözüm ortakları da var maalesef. Ben 2017’deki ilk kurulumu hatırlıyorum. Pardon, kurulamamayı demem gerek. Kuramadılar. İK ile yazılımcı sürekli e-postada tartışıyor. Tenis maçı izler gibi izliyor, yazılımcılara kızıyordum. Sorun sadece çözüm sağlayıcıda değilmiş. Veri girişi de hatalı yapılınca, yazılım bir türlü doğru çalışmıyor. Bakın hala çok güldüğüm bir örnek bu; ilk kurulumda, puantaj kartındaki ek kesinti alanına kıdem ve yıllık izin kesintisi diye bir tanım eklemişler. Neden mi? Maaş ödeme listesine bu ek ödemeler gelmesin diye. Maaş ödemeleri için kullandıkları rapor tasarımını düzelteceklerine ödemeyi nötrlemişler. Yani durum şöyle; programda maaş hesaplanıyor, kıdem-ihbar-izin hesaplanıyor ve ayrı ayrı ödeniyor. Ama bu ödenen kıdem izin ve ihbar tutarları ek kesinti olarak da yazıldığı için muhasebe entegrasyonuna sadece maaş tutarı geliyor. Nasıl çözüm ama? Muhasebe tarafında 335 hesap bir türlü tutmuyor, fazla ödeme var. Sorunca da program yanlış getiriyor deniyor. Yani ne İK ne iş yaptığını biliyor ne yazılımı kuran! Biri de çıkıp dememiş ki; bu işlem ödemeyi sıfırlar, muhasebeye rakam gelmez. Anlattığım sadece alacak tarafı borç tarafı evlere şenlik. Neyse ki biz durumu çözdük; artık kıdem, izin, ihbar, maaş, prim… ne varsa, her biri kendi hesabına gidecek yolu buldu. Yani aziz dostlarım, sistem kurulmadan, parametreler tanımlanmadan, doğru veri girişi yapılmadan “çalışmıyor” diyen, bir de üstüne hatasını gurur meselesi yapıp inat eden, direnç gösteren ekip arkadaşıyla da hiçbir şey çalışmaz. Bakın, yapay zekâ hiç itiraz etmiyor. Hata varsa hemen başka çözüm arıyor, üstelik gücenmiyor da. Hata yapmak insanidir ve bunu düzeltmenin ilk adımı hatayı kabul etmektir.
Her Gelenin Bir Yazılım Alması
Bir şirket daha düşünün; içeride üç farklı yazılım var. Her gelen yönetici bir yatırım yaptırmış ama kimse durup da sormamış: “Biz neyi çözmek istiyoruz?” Bakın, bu yazılım lisansları öyle ucuz değil. “Hangi programı kullanıyorsunuz?” diyorum. Saymaya başlıyorlar: “Şu var, bu var, biz şunu kullanıyoruz.” Ve çok yerde denk geldim: “Logo’da var bizde ama kullanmıyoruz.” Sanki bir tercihmiş gibi söyleniyor. Oysa “kullanamıyoruz” demek çözümün ilk adımı. Yani sorun yazılımda değil, kullanıcıların aynı hatayı farklı lisanslarla tekrarlamasında. Lisans veya kullanım hakkı satın almak düzen kurmaz. O düzeni kuracak olan sizsiniz; modüller sadece araçtır. Siz iş süreçlerini tanımlamadıkça, veri giriş disiplinini kurmadıkça, hangi yazılımı alırsanız alın fark etmez. Bir şirketin sistemi çalışmazsa, suçlu yazılım değildir. Çünkü yazılımlar kendi kendilerine veri bozmaz, kafasına estiği gibi çalışmazlar.
Peki yazılım satın alacağız, nasıl seçelim?
İçeriğin bundan sonrası üyelere özel. Giriş yapmalı veya kayıt olmalısınız. Siz giriş yaparken biz burada bekliyoruz. Sonra sayfayı yenilemeniz yeterli.

